Küçük Yaşta Kapanıp Açılmak Günah mı?
İzmir’de sabahları deniz kokusu, akşamları “ne yesek?” tartışması ve gün içinde bitmeyen küçük iç hesaplaşmalar vardır. Bir de bazı sorular var ki, insanı hem ciddi düşündürür hem de yarım ağızla güldürür. “Küçük yaşta kapanıp açılmak günah mı?” sorusu da tam olarak böyle bir yerde duruyor.
Bu soruyu ilk duyduğumda aklımdan geçen şey şu oldu:
“Bu konu din mi, moda mı, yoksa hayatın ‘deneme sürümünü yanlışlıkla kapatıp açmak’ gibi bir şey mi?”
Sonra fark ettim ki mesele aslında sadece bir davranış değil; büyüme, çevre baskısı, aile etkisi, inanç ve bireysel kararların birbirine karıştığı oldukça katmanlı bir durum.
Ve ben, İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak, bir yandan bunu ciddiyetle düşünürken bir yandan da kafamın içinde sürekli laf sokan iç seslerle tartışmaya başladım.
“Küçük Yaşta Kapanıp Açılmak” Ne Anlama Geliyor?
Yine bir Tymedya içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Küçük yaşta kapanıp açilmak günah mı”.
Önce şu ifadeyi bir açalım. Çünkü “küçük yaşta kapanıp açılmak” deyince herkesin kafasında farklı bir sahne canlanıyor.
Kimi insan için bu:
Erken yaşta dini bir pratikle tanışmak
Sonra ergenlikte veya gençlikte bu pratiği bırakmak
Ya da zamanla yeniden farklı bir noktaya dönmek
Bazıları için ise daha çok sosyal bir metafor gibi:
“Bir dönem çok ciddi olup sonra ‘ben ne yapıyorum ya’ diyerek hayatı yeniden başlatmak.”
Benim kafamda ise durum biraz daha karışık. İç sesim hemen devreye giriyor:
“İnsan küçükken yaptığı her şeyi ileride de aynı ciddiyetle sürdürecek diye bir kural mı var?”
Diğer iç sesim cevap veriyor:
“Keşke öyle bir kural olsaydı, en azından hayat daha öngörülebilir olurdu.”
Dini Açıdan Farklı Yaklaşımlar
“Küçük yaşta kapanıp açılmak günah mı?” sorusu doğrudan dini bir çerçeveye dokunduğu için burada tek bir cevap vermek mümkün değil. Çünkü bu tür konular genellikle inanç, niyet, bilgi düzeyi ve kişisel sorumluluk gibi birçok farklı unsurla değerlendirilir.
Genel olarak bakıldığında:
Dini sorumlulukların belirli bir yaş ve bilinç düzeyiyle başladığı kabul edilir
Küçük yaşlarda yapılan davranışlar çoğu zaman “öğrenme süreci” olarak görülür
Bireyin ergenlikten sonra bilinçli tercihler yapması esas alınır
Ama işin ince tarafı burada başlıyor. Çünkü “bırakmak” ya da “yeniden başlamak” gibi süreçler, sadece dini değil psikolojik ve sosyal bir değişimi de ifade edebilir.
İçimdeki daha ciddi taraf şöyle diyor:
“Burada önemli olan şey etiket değil, niyet ve bilinçtir.”
İçimdeki daha rahat taraf ise araya giriyor:
“Yani insan 13 yaşında verdiği kararla 25 yaşında aynı kişi olmak zorunda değil, değil mi? Yoksa hepimiz ortaokulda aldığımız saç kesimi kararlarının mahkûmu mu olacağız?”
Çocukluk, Ergenlik ve “Ben Ne Yapıyorum?” Evresi
Hepimizin hayatında bir dönem vardır. Her şeyin çok ciddi alındığı ama aslında hiçbir şeyin tam olarak anlaşılmadığı zamanlar.
Mesela:
“Ben artık çok olgunum” deyip 10 dakika sonra trip atmak
Aile büyüklerinden duyulan her şeyi mutlak doğru sanmak
Sonra üniversiteye gelince “bu nasıl bir sistem?” diye şok yaşamak
İşte bu evrelerde alınan kararlar bazen kalıcı olur, bazen de değişir.
Ve tam bu noktada “kapanıp açılmak” gibi ifadeler aslında sadece bir davranışı değil, büyüme sürecini anlatır hale gelir.
Bir arkadaş ortamını düşün:
— “Sen eskiden çok farklıydın ya.”
— “Eskiden ben de sabah 7’de kalkmayı seviyordum zaten, sonra hayatla tanıştım.”
Herkes güler ama aslında herkes biraz kendini anlatıyordur.
Toplum Baskısı ve Sessiz Sahneler
İzmir’de bile olsa, Türkiye’de büyümek demek biraz da çevre yorumlarıyla büyümek demek.
Bir gün akrabalar:
— “Ne zaman kapanıyorsun?”
Ertesi yıl:
— “Niye açıldın?”
İnsan bir noktada şunu düşünüyor:
“Ben hayatı mı yaşıyorum yoksa mahalle toplantısında proje mi sunuyorum?”
İçimdeki daha duygusal taraf burada devreye giriyor:
“Bazen insanlar kendi kararını değil, çevrenin sorularını taşıyor gibi hissediyor.”
İçimdeki daha alaycı taraf ise dayanamıyor:
“Keşke hayat CV gibi olsaydı da ‘açıldı-kapandı’ kısmına açıklama yazabilseydik: ‘kişisel gelişim süreci nedeniyle değişiklik yapılmıştır’.”
Gündelik Hayatta Komik Karşılaşmalar
Geçen gün bir kafede oturuyorum. Yan masada iki kişi konuşuyor:
— “Sen küçükken çok dindardın ya.”
— “Evet, sonra güncelleme geldi.”
İlk başta gülmemek için zor tuttum kendimi. Çünkü insan hayatını bazen gerçekten telefon uygulaması gibi anlatıyor.
“Versiyon 1.0: Çocukluk inanç paketi yüklendi.”
“Versiyon 2.0: Ergenlik sistem çökmesi.”
“Versiyon 3.0: Kendini yeniden keşfetme modu.”
Ama işin mizahı bir yana, herkesin hayatında değişim var. Ve bu değişim her zaman düz bir çizgi gibi ilerlemiyor.
İçimdeki Tartışma: Mantık vs His
Bir gün evde otururken kendi kendime düşündüğüm bir sahne:
Mantıklı tarafım:
“İnsan değişir, bu doğal.”
Duygusal tarafım:
“Ama ya değişince yanlış anlaşıldıysa?”
Mantıklı taraf:
“Yanlış doğru diye sabit bir çizgi yok.”
Duygusal taraf:
“Tamam da insan bazen sadece anlaşılmak ister.”
Sonra ikisi aynı anda susuyor. Çünkü çay demlenmiş oluyor ve hayat devam ediyor.
“Günah mı?” Sorusunun Aslında Sorduğu Şey
Bu sorunun yüzeydeki hali “doğru-yanlış” gibi görünse de, aslında daha derin bir yerden geliyor.
Şunları da soruyor olabilir:
“Ben yanlış mı yaptım?”
“Değişmem kabul edilir mi?”
“Geçmişteki halim beni bağlar mı?”
Ve belki de en önemlisi:
“Ben kimim ve nerede duruyorum?”
İçimdeki daha sakin ses şöyle diyor:
“İnsan, değişim hakkıyla birlikte gelir.”
İçimdeki daha kaygılı ses ise ekliyor:
“Evet ama insanlar bazen değişimi açıklamak zorunda bırakılıyor.”
İzmir Usulü Bir Gerçek: Kimse Sandığı Kadar Sabit Değil
İzmir’de büyüyen biri olarak şunu çok net gördüm: İnsanlar dışarıdan sabit gibi görünür ama içeride sürekli değişir.
Bir arkadaşım mesela:
Lisedeyken çok katı düşüncelere sahipti
Üniversitede tamamen farklı bir bakışa geçti
Şimdi “ben o dönem ne yaşıyormuşum ya” diyor
Bu bir hata değil, bu bir süreç.
Ve “kapanıp açılmak” gibi ifadeler bile aslında bu sürecin halk arasındaki anlatımı gibi.
Son Düşünce: Değişmek Suç Değil, Bir İnsan Hali
Buna da Göz Atın: Köprü diş en fazla kaç dişe yapılır ?
“Küçük yaşta kapanıp açılmak günah mı?” sorusu tek başına bir yargı sorusu gibi görünse de, aslında çok daha geniş bir hikâyeyi içinde taşıyor.
İnsan büyür, değişir, bazen aynı kalır, bazen tamamen farklı bir yere evrilir. Bunu sadece dini bir çerçeveye sıkıştırmak çoğu zaman eksik kalır.
İçimdeki daha olgun taraf şunu söylüyor:
“Önemli olan nereden başladığın değil, neyi neden yaptığını anlayabilmek.”
İçimdeki daha gündelik taraf ise son noktayı koyuyor:
“Bir de mümkünse insanlar birbirini sürekli sorgulamasa hayat çok daha rahat akardı.”
Ve belki de en doğrusu şu: İnsan bazen sadece yaşar. Açılır, kapanır, düşünür, değişir… ama hepsini yaparken sadece insan kalır.
Tymedya olarak “Küçük yaşta kapanıp açilmak günah mı” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!